27 Kasım 2010 Cumartesi

Ayıldıktan sonra ki satırlar!

Kendimi komşu il'e atmanın mutluluğunu yaşıyorum..Sanki depresyon diye birşey kalmadı artık,biraz daha rahatım diye bilirim...
Trenle yolculuk yapmayalı çok fazla zaman olmuş,ama o tat hala yeni gibi,hiç değişmemiş..Önceden babamla renle seyehat etmenin mutluğunu yaşardım bana trende hikayeler okurdu...
Ama artık sadece,tek başıma bir yolculuk yapmak istedim.yanlız kalmaya gercekten çok ihtiyacım vardı..
Bilmediğim yerde tren beni indirince biraz afalladım ama bunu ben istemiştim.Zarzor bir otel buldum,o küçücük odaya tıkılıp kalsam başıma gelecekleri çok iyi biliyrodum valizimi koydum ve hemen otelin çevresinde şöyle bir dolaştım,gercekten çok güzel ,her yer mükemmel...birkaç gün daha kalıp kafaı dinlemek istiyorum..
....
insanların beni anlamaması yordu artık beni
benim dediğime inanmamaları
ben kendimi ispat etmeye çalışmaktan sıkıldım artık
ben ne diyorsam öyle, niye arkasında bir şey arıyorsun ki
canım sıkkın diye belirtmeme rağmen üstüme gelmen bana bir fayda etmiyor ki
bunu da belirtmeme rağmen surat ifademden kendine dair şeyler çıkartman
bu ne bencilliktir be adam
benim şuradaki 4 saatin dışında bambaşka bir dünyam var
bu dünyamı etkileyen binbir farklı faktör var ki bunları da belirtiyorum
daha ne istiyorsun aq...
                                                                                       !La row güncel

7 yorum:

Kolalı Jelibon..~ dedi ki...

Ben de aynı durumdan şikayetçiyim. Etrafımdaki insanların beni anlaması öyle kötü ki, gittikçe yalnızlaşıyorum burada..
Seni çok iyi anlıyorum Duru
Ayrıca Tren yolculuklarını severim. :)

duru dedi ki...

aynen bende..
benimle aynı fikirde olan birinin olması beni mutlu etti..

bende çok seviyorum.;)

Profösör dedi ki...

Kendini ıspatlamak için yırtınmamalısın. Sanki yalancı durumuna düşüyorruz. en iyisi mi susarak bile tokat gibi cevaplar verebilmektir. Biz iyi olalım. Altın olalım, çamurda ve çöplükte bile olsak, bizim değerimizi bilen eğilsin alsın bizi.

Bu arada bu postu da izninizle sayfana bırakıyorum.


Dün öğle saatlerijnde bir beyefendi aradı. Sesi yabancı gelmiyordu. Hemen aldım sesini. Beni tanıdınız mı dedi. Ben de hayır cevabını verdim. Telefonda adını vermedi ki. Altı ay önce el yazması bir osmanlıca metin çevirisi yapılacaktı. özel bir metin. Mahrem olduğu söyleniyordu. Benim ismimi vermişlerdi. o zaman nedense geri dönmediler bana. çok güvenilecek birin arıyorlarmış. Tilki döndü kürkçü dükkanına ve şimdi kvrşımda. Ben de dedim ki bir güven sorunu yavşıyorsunuz siz. Bir altı ayldaha mühlet veriyorum size dedim telefondaki beye. Beni iyi araştırın. İyi bir ders verdim ben güven konusunda ona. Arkasından ekleödim tabi; çok özel ve mahrem metinlerle ilgili değilim. Sizi uzmanlara yönlendireyim dedim. Ne olursunuz dedi sizi tanımvk istyorum ben. lütfederseniz bir öğle yemeği yiyelim. (Hayattan kesitler)

Zennube dedi ki...

profösör doğru söylemiş, çok kasıyoruz belki de kendimizi anlatmak için. anlamazsa anlayamadığına yansın :))

Zennube dedi ki...

profösör doğru söylemiş, çok kasıyoruz belki de kendimizi anlatmak için. anlamazsa anlayamadığına yansın :))

Telekinesis dedi ki...

etraftaki insanların beni anlaması için çalışmıyorum. anlarsa ekime anlamazsa iline kadar

ben raadım, sen de raad takıl

duru dedi ki...

profösör:evet çokk haklısınız...teşekkürlerr..

Zennube:hahaxd KEsinlikle:)

Telekinesis:artık inan ben de çooğ raadım..